Kimliksizliğin, Sessizliğin ve Korkunun Romanı: Melih Cevdet Anday – İsa’nın Güncesi (1974)

Melih Cevdet Anday’ın karanlık bir bilinç tünelinden yazdığı bu roman, modern insanın içsel çöküşüne sessiz bir ağıt niteliğinde.

Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattığınızda içinizde tuhaf bir sessizlik oluşur. Ne tam anlamıyla seversiniz, ne de görmezden gelebilirsiniz. Sizi huzursuz eder ama o huzursuzluk, sarsıcı bir farkındalık gibidir. Elinizdeki kitabın rahatlatıcı bir hikâye anlatma derdi yoktur; onun yerine sizi kendi karanlığınızla yüzleştiren bir aynaya dönüşür. Melih Cevdet Anday’ın 1970’lerde kaleme aldığı İsa’nın Güncesi de bu tür romanlardan biri. Devamını Oku…

Metin Abay – İnanç…

>oiktozlu: Metin Abay
Eser Adı: İnanç…

İnanmak…

Bu bir dinî mesaj değildir…

Geçmişten günümüze, yaşanmış, hissedilen, doğaüstü olaylar, vs. ne dersen de inanç, umut, karma, enerji sürekli bir beklenti hali bu yorar insanın zihnini, benliğini. Sormaya başlarsın kendine… Devamını Oku…

Ahmet Zeki Yeşil – Ah Leyla Ah…

Misafir: Ahmet Zeki Yeşil
Eser Adı: Ah Leyla Ah…

Ah Leyla ah… Kalbimde kan lekesi, genzimde gül kokusu. Dert yandı, su tutuştu. Uzun lafın kısası, durumum çok hassas Leyla. Ne zaman uykum bölünse senden biliyorum. Dokunma, yoksa ağlarım! Seni yazarsam iyiyim, yazmazsam kötü. Adını cümle içinde kullanıyorum şiir oluyor. Koca bir gökyüzü sığmış gözlerine, yedi renkli uçurtma uçuruyorum. Seni buldum, dertlerimden kurtuldum. Sen benim kombinimsin. Lütfen her şeyi bir kenara bırakalım, kırılıp dökülmeyelim. Devamını Oku…