İş Kültür Kitaplarıyla Bahara Merhaba

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları ilkbaharı, Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi ve Modern Klasikler Dizisi, 21. Yüzyıl Kitaplığı, Kılavuz, İnceleme-Araştırma ve Çocuk kategorilerinin yeni kitaplarıyla karşılıyor.

Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi

 

BİR ÇİÇEKLE – BİR MEKTUPLA – BÜTÜN ŞİİRLERİ-I (1850-1862)

Emily Dickinson

İngilizce Aslından Çeviren: Fahri Öz

XIX. yüzyıl Amerikan edebiyatının önde gelen şairlerinden Emily Dickinson’ın bütün şiirleri Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde 3 cilt hâlinde okuyucularla buluşacak. Dickinson’ın 1850-1862 yıllarında yazılan şiirlerin yer aldığı birinci cilt, Bir Çiçekle – Bir Mektupla adını taşıyor.

Eşsiz bir üslup parlaklığına sahip lirik bir sanatçı olan Emily Dickinson, yaşamı boyunca 1800’e yakın şiir yazmış, fakat hayattayken bunların sadece 10’u yayımlanmıştır. Şiir ve dilbilgisinin alışılagelmiş kurallarını özgürce hiçe sayan Dickinson eserlerinin içeriğinde de son derece cesur ve özgündür. Şair yirmili yaşlarından itibaren münzevi bir hayat sürmeye başlamıştır. Şiirlerinin çoğunda terk edilmişlik vehminin yol açtığı yalnızlık duygusunu reddetme veya üzerinde düşünme çabası görülür.

Şiirleri ölümünden sonra pek çok kez çeşitli derlemeler hâlinde basılmış, bütün şiirleri ilk kez 1955 yılında yayımlanmıştır. Bütün şiirlerinin özgün hâlini içeren bir edisyon 1999 yılında R. W. Franklin tarafından hazırlanmış, Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nden çıkan eserin çevirisinde de bu edisyon kullanılmıştır.

Modern Klasikler Dizisi

 

GEÇİŞ   

Nella Larsen

İngilizce Aslından Çeviren: Filiz Çakır

Nella Larsen, Geçiş adlı romanında, ABD’de ırksal saflık arzusunun dayatıldığı 20. yüzyıl başlarında ırksal kimliğin karmaşıklığını ele alır. “Geçiş”, ten renginden siyahi kanı taşıdığı belli olmayanların, karma kökenlerini gizleyerek beyaz gibi davranmaları ve “ırksal sınırı” aşmaları anlamına gelir.

Larsen, 1920’li ve 1930’lu yıllarda, New York’un Harlem bölgesinde ortaya çıkan; Afro-Amerikalıların edebiyat, müzik, sanat ve düşünce alanlarında kimliklerini güçlü bir biçimde ifade ettikleri kültürel uyanış hareketi Harlem Rönesansı’nın geleneklerini ve iddialarını da hicveder. Geçiş bugün akademik hayatta Afro-Amerikan çalışmaları ve kadın araştırmaları programlarının müfredatlarında yer alan bir yapıt haline gelmiştir.

Romanın bazı siyahi karakterleri kimi kolaylıklar; sözgelimi bir konser bileti alabilmek ya da bir restoranda yemek yiyebilmek için “geçer”; ancak bir yandan da siyahiler arasında yaşayıp ırksal kimliklerini kucaklarlar. Kimisi de beyazların arasında beyaz gibi yaşar ve köklerini bütünüyle reddeder ve gizler. Romanın ana karakterlerinden Clare, açık teni sayesinde ırkçı ve zengin bir beyazla evlenerek, beyaz bir kadın olarak yaşamanınayrıcalıklarına ve servete kavuşmuş; bir yandan da ayrımcılıktan, dışlanmaktan ve ırksal şiddetten kurtulmuştur. Ancak bu durum ruhunda onulmaz yaralar açar.

21. Yüzyıl Kitaplığı

 

NE ÇOK EŞYA                

Chip Colwell 

Çeviren: Ayşe Müge Çavdar

Arkeolog Chip Colwell, insan türünün nesnelerle kurduğu ilişkinin derin tarihine iniyor. Eşyayı yalnızca tüketim başlığına sıkıştırmıyor; çünkü eşya aynı zamanda aidiyetin, ritüelin, statünün ve güvenliğin –kısacası anlamın– taşıyıcısıdır. Ancak modern toplumlarda bu ilişki, olağan bir hızlanmadan çok, kontrolden çıkmış bir çoğalmaya dönüşüyor. Fazlalık artık bir yan etki değil, sistemin işleyiş biçimi. Bunun bedeli plastik yığınlarında, çöp dağlarında, tükenen kaynaklarda ve giderek daralan bir gelecek ufkunda görünür hale geliyor.

Taş aletlerden inanç nesnelerine, koleksiyonculuktan reklamın incelikli iknalarına uzanan Ne Çok Eşya, çözüm reçetesi sunmuyor, minimalizm vaazı vermiyor. 21. yüzyılın ekolojik ve siyasal krizlerini, büyük kavramlarla değil, gündelik hayatın içine yerleşmiş fazlalık üzerinden okuyor. Maddi bolluğun ardında yatan dizginsiz tüketim ritmini görünür kılıyor. Çünkü mesele neye sahip olduğumuzdan çok, bu sahipliğin bizi nereye sürüklediğidir. “Daha fazla”sını durmaksızın üretmeden, anlamı nasıl kuracağımız sorusu ise en yakıcı sorulardan biri olarak önümüzde duruyor.

Kılavuz Dizisi

 

BESLENME        

David A. Bender 

Çeviren: Çiçek Öztek

Kılavuz dizisinin yeni kitabında akademisyen yazar David A. Bender beslenmeyi biyokimyasal yönden ele alarak neden bu kadar yemek yiyoruz sorusuna yanıtarıyor. Obezite sorununu çözme ve kilo vermeye dönük temel ilkelerin anlaşılmasıyla beraber, fiziksel aktivitenin ve egzersizin bu çerçevede üstlenebileceği rolü açıklığa kavuşturuyor. Bender, radikal diyetlerden uzak durmanın ve yiyeceklerle ilgili yer yer ortaya atılan cesur iddialar karşısında dikkatli olmanın önemini vurguluyor.

Kitapta enerji beslenmesi, protein beslenmesi, gerekli vitamin ve minerallerin alınması gibi temel ihtiyaçların yanında işlevsel gıdaların, süper gıdaların ve takviyelerin rolü açıklığa kavuşturuluyor. Aşırı beslenme ve yetersiz beslenme sorunlarının nedenleri ve çözümleri aktarılıyor.

İnceleme – Araştırma

 

TÜRKİYE’DE YENİ HAYAT – İNKİLAP VE TRAVMA (1908-1928)

Zafer Toprak

Meşrutiyet’in Türkçeye kazandırdığı ya da yaygın hale getirdiği iki sözcük “millî” ve “yeni”ydi. “Millî” doğmakta olan ulusal kimliğin veciz bir ifadesiydi; siyasî yönü güçlüydü. “Yeni” ise toplumsalı ifade ediyordu ve toplumun değişik katmanlarına nüfuz edişi II. Meşrutiyet yıllarında gerçekleşti.

1908 bir siyasal devrimdi; sosyal bir devrimle pekiştirilmedikçe güdük kalacaktı. “Yeni hayat” bu anlayışın ifadesiydi. Yaşam anlayışında radikal bir dönüşümü simgeleyen “yeni hayat”ın omurgasını ise kadının konumu oluşturdu. Bu nedenle “yeni hayat” kadının dönüşümünü, “yeni kadın”ın inşasını gerektiriyordu. Cihan Harbi sonrası yeni bir ulus inşa edilirken Meşrutiyet’in ilk yıllarından beri gündemde olan “yeni hayat” anlayışı güç kazanmıştı. Cumhuriyet’i Osmanlı’dan yol ayrımına sokan ana eksen buydu.

Koca imparatorluklar çökerken bölgesinde kendi iradesiyle yönünü çizen tek ülke Türkiye olmuş, Cihan Harbi’ni yitirmesine karşın Sevr’i tanımamış, direnmiş ve Milli Mücadele ile yeni bir devlet kurmuştu. Diğer yandan, on yılı bulan uzun savaşlar sürecinde insan kaynaklarının, erişkin nüfusunun önemli bir bölümünü yitiren, her açıdan yoksullaşan ülkede Cumhuriyet’in reform kaygıları, seküler bir yaşam özlemi, Doğu kültür normlarını terk edip Batı medeniyetine geçiş süreci ise nesiller arası kopukluklara ve toplumsal uyumsuzluklara neden olacaktı. Türkiye inkılapları ve toplumsaltravmayı birlikte yaşayacaktı.

Türkiye’de Yeni Hayat 1908-1928 bir anlamda yaşanan bu toplumsal travmanın öyküsü. Prof. Dr. Zafer Toprak, nüfus sorunu başta olmak üzere Cumhuriyet Türkiyesi’nin karşılaştığı darboğazları, savaş mağduru insanların travmalarını, çözümsüzlüklerini, toplumsal katmanların “yeni hayat”a uyumsuzluklarını o günün kaynaklarından yola çıkarak gün ışığına çıkarıyor.

Özel Dizi 

 

AYLA TURAN – RETROSPEKTİF | RETROSPECTIVE

Metin Yazarı: Marcus Graf

Çeviren: Neylan Bağcıoğlu

9 Şubat-11 Mayıs 2026 tarihleri arasında İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde izlenen “Ayla Turan Retrospektif” sergisi için hazırlanan kitap, heykeltıraş Ayla Turan’ın otuz yıllık sanat yolculuğunun dönüm noktalarını yansıtıyor. Sanatçının kamusal alanlarda ve özel koleksiyonlarda yer alan seçilmiş eserlerinin künyeli görsellerine arşiv fotoğrafları eşlik ediyor.

Turan, bu retrospektif sergiyi hazırlamanın “eski albümleri karıştırmak gibi” hissettirdiğini söylerken; serginin kataloğu için hazırladığı yazıda Prof. Dr. Marcus Graf, Ayla Turan’dan “Bağımsızlık, empati ve sakin bir kararlılıkla kendi yolunu inşa eden; pratiğiyle heykelin ne olabileceğine ve paylaştığımız dünyaya dair neleri açığa çıkarabileceğine ilişkin ufkumuzu genişleten” diye bahsediyor ve sergi için şunları söylüyor: “Bu retrospektif, otuz yıllık kesintisiz üretimi bir araya getirerek Ayla Turan’ın yaşamı ile sanatı arasındaki samimi bağları görünür kılıyor.”

Çocuk 

DÜNYA HAKKINDA BÜYÜK SORULAR KİTABIM 

Yazan: Moira Butterfield 

Resimleyen: Cindy Wume

Çeviren: Zeynep Alpaslan

Her gün, her an, ayaklarımızın altındaki yerden başımızın üstündeki yıldızlı gökyüzüne kadar, her şey hakkında aklımıza sorular gelir. Gündüzleri yıldızlar nereye gider? Hayvanlar birbirleriyle konuşur mu?

Birbirinden güzel resimlerle dolu bu kitap 50 popüler soruya verdiği yanıtlarla muhteşem dünyamızı keşfe çıkacağımız yepyeni kapılar açıyor.

Detaylı bilgi için: https://www.iskultur.com.tr/yeni-cikanlar 

İçimizde bir yerlerde kilitli kalanlara dair…

Gaye Keskin’den iyileşmeyen yaraların, bitmeyen arayışların ve sessiz kayıpların izini süren bir ilk kitap. İçimdeki Kilitleri Tek Tek, şubat ayında raflarda.

Olmuyor, hiçbiri sana beni unutturmuyor. İnsanın içi ne kadarsa dışının da o kadar olduğunu kavrıyor, kendine sığamıyorsun. Evlerde, sokaklarda, şehirlerde yer bulamıyorsun kendine. Acıdan kıvranıyorsun. Nihayet bir akşam konuşuyorsun benimle. Bensizliğin mümkün olmadığını ama bana gelecek yolu da bir türlü bulamadığını anlatıp beni yine yanına çağırıyorsun. Seni dinliyorum, dinliyor ama gelmiyorum.

Gaye Keskin, bu ilk kitabında insanın kimi zaman kendiyle, kimi zaman yakın çevresiyle arasındaki girift ilişkileri, yabancılaşmayı ve yoksunluğu ele alıyor. Madam Violet’ten Mümtaz’a, Eleni’den Neriman’a uzanan bu yolculuk, okura yoğun, içten ve güçlü öyküler vaat ediyor.

İçimdeki Kilitleri Tek Tek, bir türlü iyileşmeyen yaralara, dur durak bilmeyen arayışlara, amansız yoksunluk ve kayıplara dair hikâyeler anlatıyor. Kitap, içsel hesaplaşmaların ve kişinin özgürlük arayışının güçlü bir yansıması olarak gün yüzüne çıkıyor.

Heinrich Böll – Palyaço (İnceleme)

Palyaço Heinrich Böll

Bir palyaçonun, mükemmel bir palyaço olması için melankolik olması gerektiğini tabii ki bilirler, fakat melankolinin onun için çok ciddi bir şey olduğunu akıllarına getirmezler.

Heinric Böll’ün en çok bilinen eseriymiş ne yazık ki ben yeni tanıştım. Nobel ödüllü yazarın okuduğum ilk kitabı. Kitabı çok sevdim ve yazarın bir çok kitabını da okuyacağım. Palyaço kitabını da daha iyi anlamak için de Kayıp Babanın İzindeHeinrich Böll’ün “Palyaço” Adlı Yapıtında Geçmişle Hesaplaşma kitabını aldım. Devamını Oku…

YKY’de Son Çıkanlar

YAZILMIŞ DÜNYA VE YAZILMAMIŞ DÜNYA 

Italo Calvino’nun farklı mecralarda yayımladığı kırk kadar deneme, makale ve incelemenin yer aldığı bu seçki yazma faaliyeti ve okuma faaliyeti arasındaki bağlantılar, okuma biçimleri, hızla değişen bir dünyada yazma nedenleri, üslup alıştırması ve edebiyat deneyimlerinin dolaşımının bir aracı olarak çevirinin önemi, kültürel değer, yayımcılık ve stratejileri, anlatısal düzyazıdaki modern gelişmeler, çeşitli tarihî tezahürleriyle bir tür olarak fantastik gibi başlıkları içeriyor.

Bunun yanı sıra avangart edebiyat, tatilde kitap okumak ve farklı okuma biçimleri gibi konular da Yazılmış Dünya ve Yazılmamış Dünya’daki düşünce evrenine dahil oluyor ve böylece 20. yüzyıl İtalyan ve dünya edebiyatının en önemli, en yenilikçi yazarlarından birinin yaratıcılığı kadar bilgi birikimine, geniş ilgi alanına ve parlak zekâsına da ışık tutuyor.

Yazılmış Dünya ve Yazılmamış Dünya’da derlenen makaleler, söyleşiler ve konuşmalar, bize en üst seviyede dikkat sergileme gayretindeki; edebiyatta ve hayatta açık ve planlanmış her şeyi her zaman vurgulama ve hakkını verme çabası içindeki bir adamın portresini veriyor.

Tim Parks, TLS

Akıl dolu, esprili, hoş bir şekilde bilgili ve keskin zekâlı.

Alberto Manguel, Literary Review

 

Yazılmış Dünya ve Yazılmamış Dünya

Özgün Adı: Mondo scritto e mondo non scritto

Yazar: Italo Calvino

Çeviren: Esin Gören

Editör: Cem Alpan

Sayfa: 328

ISBN: 978-975-08-6717-0 Barkod: 9789750867170

YKY Edebiyat / Deneme

 

MEZOPOTAMYA – ESKİÇAĞ SANATI VE MİMARİSİ 

Zainab Bahrani’nin bu eşsiz çalışması MÖ 8000’den MS 636’da İslam’ın gelişine kadarki dönemde Mezopotamya sanatı ve mimarisinin kapsamlı bir incelemesini sunuyor.

Kitap, farklı uygarlıkların –Assur, Akad, Babil vb– sanatsal temsillerinin kökenlerini ve kamusal anıtların ilk ortaya çıkışını ele alırken, bu imge ve anıtların dönemin insanlarınca nasıl görüldüklerini de açıklıyor.

414 görsel içeren Mezopotamya ayrıca sanat tarihine özgü kavramları ve teknik terimleri de açıklayan kapsamlı bir sözlük içeriyor.

Mezopotamya – Eskiçağ Sanatı ve Mimarisi

Özgün Adı: Mesopotamia – Ancient Art & Architecture

Yazar: Zainab Bahrani

Çeviren: Aymesey Albay

Editör: Derya Önder

Sayfa: 376

ISBN: 978-975-08-6676-0 Barkod: 9789750866760

YKY Özel Dizi

 

CEHENNEMDE İLAHİ

Cehennemde İlahi Rıdvan Hatun’un öykü serüveninde ikinci durak: Notos, Sözcükler, Varlık, kitap-lık dergilerinde yayımladığı öykülerle adını duyuran yazar ilk kitabı Billur Örüntüler (2023) ile Sait Faik Hikâye Armağanı ve Haldun Taner Öykü Ödülü kısa listelerinde yer almıştı.

Cehennemde İlahi’de yedi lirik öykü var. Kitabı saran dış metne bir zincir kolyenin halkaları gibi takılı, yazarın bütüncül yaklaşımını belirleyen öyküler. Düşsel görüntüler yaratmakta mahir bir kalemden çıkma her biri: Yalın, nesnel, dingin, duru, açık.

Rıdvan Hatun çocuk izleriyle dolu, şiirsel ışıltılar saçan minimal bir anlatımla çıkıyor okurun karşısına.

Söz verelim önce, ne olursa olsun birbirimize varıncaya kadar ileri gidelim. Çatallanan her yolda, dönüştüğümüz her hikâyede birbirimizi bulalım. Bu sayede geride kalmaz, bu karanlığa tek başımıza varmayız.

 

Cehennemde İlahi

Yazar: Rıdvan Hatun

Editör: Murat Yalçın

Sayfa: 104 Ebatları: 13,5 x 21 cm

Kâğıt Cinsi: Holmen 60 gr. + Karton Kapak

ISBN: 978-975-08-6724-8 Barkod: 9789750867248

YKY Edebiyat / Öykü

 

 

ZİLLİ ZARİFE

 Haldun Taner tiyatrosunun ikinci dönem oyunlarından Zilli Zarife, yazılışından altmış yıl sonra, yazarın eşi Demet Taner tarafından hazırlandı ve kitap halinde ilk kez yayımlandı.

Haldun Taner’in, 1962’den bu yana özü, biçimi, üslubu yüzde yüz bizim olan bir halk tiyatrosu peşindeyim. Zilli Zarife bu yolda dördüncü direnişim dediği iki perdelik müzikal oyun ilk kez Gülriz Sururi-Engin Cezzar Topluluğu tarafından Mehmet Akan rejisiyle sahneye konulmuştu.

Din sömürücülüğünü ahlak ikiyüzlülüğünü gülünçleştirip daha duru, daha dürüst bir ortamın kurulması için karınca kararınca yararlı olmak. Bunu da ukalaca değil, güldürerek yapmak amacıyla kaleme alınan Zilli Zarife yıllar içinde defalarca sahnelendi ve Taner’in belli başlı oyunları arasında yerini aldı.

Ayşegül Yüksel, Haldun Taner Tiyatrosu kitabında Zilli Zarife için şunları söyler: Zilli Zarife, oyuncu, oyun kişisi, söz, müzik, dans ve seyircinin birbirine kenetlendiği, önce sahnede gerçekleştirilip sonra yazıya dökülmüş izlenimi uyandıracak denli canlı, renkli ve soluklu bir oyundur. Yalnızca okunduğunda bile, ‘oyun’luğunu baştan sona sürdüren, yazarın şakacı yaradılışıyla nesnel eleştirel bakış açısını, iletilen ‘oyun’ duygusuyla ustaca bağdaştıran çok canlı, çok renkli bir tiyatro olayı niteliği taşır. Taner, kısa bir süre sonra çalışmalarını yoğunlaştıracağı ‘kabare’ tiyatrosu için gerekli ‘devingen’, canlı, hızlı sahne anlatımının en başarılı denemesini Zilli Zarife ile gerçekleştirmiştir.

 Amacımız din sömürücülüğünü ahlak ikiyüzlülüğünü gülünçleştirip daha duru, daha dürüst bir ortamın kurulması için karınca kararınca yararlı olmak. Bunu da ukalaca değil, güldürerek yapmak.

Haldun Taner

Zilli Zarife

Yazar: Haldun Taner

Editör: Murat Yalçın

Sayfa: 112 Ebatları: 13,5 x 21 cm

Kâğıt Cinsi: Holmen 60 gr. + Karton Kapak

ISBN: 978-975-08-6723-1 Barkod: 9789750867231

YKY Edebiyat / Oyun

  

UNUTULMAZ SUİT

Hayır, hayat yeniden yaşanamaz… Aksine, bir kez yaşandı mı sonsuza dek yitirilir…

Akira Mizubayashi’den savaşın darmadağın edip müziğin birleştirdiği ruhlar üzerine olağanüstü bir hikâye.

Genç ve başarılı lutiye Pamina, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonya’da aynı mesleği icra eden büyükannesi Hortense Schmidt’in izinden gitmektedir. Paris’te ünlü bir ustanın atölyesinde çalışmaya başlayan Pamina’nın ellerine bir gün Matteo Goffriller işi bir çello emanet edilir. Enstrümanı onarırken içinde 1945 Nisanı’nda yazılmış bir mektup bulan bu müzik tutkunu kadının yolu, büyük bir aşkın öznesi ve tanığı olan insanların hayatlarıyla kesişecektir.

Unutulmaz Süit’te Mizubayashi’nin kahramanları, sınırları ve dönemleri aşan bir klasik müzik eserini andırırcasına sözcükleri notalara dönüştürüyor…

Unutulmaz Süit

Yazar: Akira Mizubayashi

Özgün adı: Suite inoubliable

Çeviren: Şirin Etik

Editör: Korkut Erdur

Sayfa: 168

ISBN: 978-975-08-6722-4 Barkod: 99789750867224

YKY Edebiyat / Roman

  

ANATOLIAN TOY CULTURE

 Each time toys are brought up, children are the first thing to come to mind, and vice versa. Games and toys, both as vital to adults as they are to children, are generally doomed to either disappear or remain in museums and private collections, scattered across all four corners of the world, not to mention those that lie buried underneath the ground, left behind by humanity, waiting to be found for centuries or even millennia.

Anatolian Toy Culture is the outcome of twenty years’ worth of efforts at collecting artefacts, data and photographic documents, and ensure that they be submitted to interdisciplinary classification and expert assessment. This book contains the most comprehensive account so far of the colourful, creative, and truly astonishing adventure of toys in Anatolia, from the most ancient civilisations to the Ottoman Empire, and from the early decades of the Republican era until the present day…

Anatolian Toy Culture

Özgün Adı: Anadolu Oyuncak Kültürü

Hazırlayan: Ayşe Ceren Göğüş, Doğanay Çevik

Çeviren: Baptiste Gacoin

Editör: Darmin Hadzibegoviç

Sayfa: 392

ISBN: 978-975-08-6671-5 Barkod: 9789750866715

YKY Özel Dizi

 

KİTAP-LIK 241 / OCAK – MART 2026

Memet Fuat 100 Yaşında

 

Kitap-lık’ın Ocak-Mart 2026 tarihli 241. sayısında Memet Fuat var. Kapağı, boyutları ve iç tasarımıyla yenilenen dergide, doğumunun 100. yıldönümü dolayısıyla Memet Fuat anılıyor. Memet Fuat kitaplarının durumu, ondan kalan dokümanların içeriği, Pirâye Koleksiyonu, Yeni Dergi web sayfası çalışmalarının ne aşamada olduğu Yeşim Bilge, Handan Durgut ve Turgay Fişekçi’nin katıldığı bir oturumda ele alınıyor, önemli bilgi ve belgeler sunuluyor.

Mehmet Ergüven’in sanat yapıtının bitmesi/tamamlanması sorununu tartışan Doğurgan Eksilti, Jo Yoshida’nın Proust ve Hekimler başlıklı yazıları; Mukadder Özgeç’in Kürk Mantolu Madonna ile Kürklü Venüs romanlarının benzerliklerini, Faruk Turinay’ın Yahya Kemal’in mükemmeliyetçiliğini, Gürsel Korat’ın yazında yolculuk temasını, Hüseyin Ferhad’ın deneme yazarlarını anlatan yazıları bu sayının öne çıkan sayfaları.

Tuğrul Tanyol, Gültekin Emre, Cevdet Karal, Bâki Ayhan, Soner Demirbaş, Serhat Uyurkulak, Ersun Çıplak, İpek Seyalıoğlu şiirleri; Cevat Çapan, Nuray Tekin, Zehra Tırıl, Yalçın Tosun, Eylem Ata, Batıkan Köse öyküleri; Abdullah Ezik, Robert Schild, Saba Öymen, Cemil Okyay, M. Şeref Özsoy yazıları; Hasan Türksel yaz güncesi; Yüksel Pazarkaya ve İnci Aral söyleşileriyle derginin 241. sayısındalar.

 

kitap-lık 33 yıldır iyi edebiyatın adresi.

Kitaplık 241 / Ocak – Mart 2026

Mehmet Fuat 100 Yaşında

Editör: Murat Yalçın

Sayfa: 168

ISBN: 977-1300-0586-241 Barkod: 97713000586241

YKY Süreli Yayın / Dergi-Edebiyat

 

 

VBKY “Dürrüşehvar Sultan’ın Anıları”nı yayımladı

Saraydan Sürgüne: “Dürrüşehvar Sultan’ın Anıları

 

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Lale Uçan’ın kaleme aldığı “Dürrüşehvar Sultan’ın Anıları adlı kitabı okurlarla buluşturuyor. Yazar, son Halife Abdülmecid Efendi’nin çok sevdiği kızı Dürrüşehvar Sultan’ın sürgünle başlayan hayatının farklı dönemlerinde kaleme aldığı Doğan isimli çalışmasını yeniden yorumlayarak okura sunuyor. 

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY) edebiyat kitaplığı, Lale Uçan’ın kaleme aldığı “Dürrüşehvar Sultan’ın Anıları” ile genişlemeye devam ediyor. Son Halife Abdülmecid Efendi’nin çok sevdiği kızı Dürrüşehvar Sultan, 27 Ocak 1914’te soğuk bir kış gününde Bağlarbaşı Köşkü’nde dünyaya gelir. İri mavi gözleriyle güzelliği ressamın fırçasından çıkmış bir tabloyu andıran, zarafetiyle dilden dile dolaşan Dürrüşehvar, babasının en kıymetli hazinesidir. Hilafetin kaldırıldığına dair karar Abdülmecid Efendi’ye bildirildiğinde, Dolmabahçe Sarayı’ndaki olağanüstü hareketliliğe henüz on yaşlarındaki Dürrüşehvar da tanıklık eder. Yazar, sürgünle başlayan bu hayatın farklı dönemlerinde kaleme alınan Doğan adlı metni yeniden yorumlayarak okurla buluşturuyor. Okur, bu kitapta Dürrüşehvar’la tanışırken onun hakikatlerine tutunacak; gerçek ile hayalin, hatıra ile hülyanın arasında, incelikli bir yolculuğa çıkacak.

Kitaptan:

“Dürrüşehvar sürgün yolculuğundaki “hâlet-i rûhiyesini” izah ederken, iki Dürrüşehvar’dan bahseder. O, bir tarafta aklı ile hareket eden ve ılımlı kişi diğer tarafta ise duyguları aklının önüne geçmiş, “hassas, kırılgan ve ağlayan bir çocuktur.’’ Bu ese­rini “yılların sahih efsanelerini karıştırarak, hayalde hakikat, ha­kikatte ise hayal bularak” satırlara döker. Kendi ifadesiyle “tas­virlerinden müteşekkil” ve yıllara yayılmış bu eserde, okur olarak Dürrüşehvar’ın farklı farklı dönemlerine tanık oluruz. Doğan isimli eseri yalnızca transkripsiyon alfabesiyle çevir­mek, hem Dürrüşehvar’a hem de esere haksızlık olacaktı. Bu ne­denle Bir Prensesin Anıları: Hayal ve Hakikat Arasında Dürrüşehvar Sultan isimli bu çalışmada öncelikli amacım, Dürrüşehvar’ın ha­kikatine tutunarak onun hayal âleminin koridorlarında bir gezinti yapmak ve Doğan isimli kitabı yakın okuma ile yeniden yorumla­maya çalışmak oldu. Başka bir ifadeyle, bu çalışma benim dışarı­dan bir göz olarak Dürrüşehvar Sultan’ın hakikat ve hayal arasında kurduğu dünyasını anlatma çabamdır. Takdir edersiniz ki bu yak­laşım kolay değildir; ister istemez bir tutunacak dala ihtiyaç duyu­lur ve benim çıkış noktam da Dürrüşehvar’ın hakikati olmuştur.”

Yazar Hakkında;

İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü sonrasında yükseklisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde tamamladı. Doktora eğitimine, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Bölümü’nde başladı. Prof. Dr. Arzu Terzi’nin danışmanlığında hazırladığı doktora tezi Halife Abdülmecid Efendi Zamanın Ruhunun Peşinde Bir Hanedan Mensubu, ismiyle yayımlandı. 2015-2024 yılları arasında Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde lisans-lisansütü seviyesinde dersler verdi. Araştırma alanları Osmanlı medeniyeti ve müesseleri, yakınçağ tarihi, geç dönem Osmanlı’nın ekonomik, sosyal ve kültür tarihi, Osmanlı kadın-çocuk çalışmaları ve biyografi yazımı minvalinde şekillenmektedir.

 

KÜNYE

Yayınevi: VBKY

Kategori: Edebiyat

Yazar: Lale Uçan

Kitap Editörü: Zeynep Kevser Şerefoğlu Danış 

Kitabın adı: Dürrüşehvar Sultan’ın Anıları

Son Okuma: Özge Çiçek Taşkın 

Sayfa Uygulama: Yümna Sarıkaya

Kapak: Faruk Özcan     

Sayfa sayısı: 272