Gelenekler mi Sevdiklerimiz mi?: Sıradan Bir Kadın (2019)

Olayı hatırlayanlarınız ya da medyada denk gelenleriniz vardır. Sokak ortasında kardeşi tarafından vurulan genç bir kadın Aynur.  Aynur’un hikayesi 2009 yılında “Sıradan Bir Kadın” adıyla seyirciyle buluşuyor.  Film Aynur’un hikayesini kimi yerlerde gerçek görüntülerle bir belgesel tadında aktaran müthiş bir yapıt. Kendini bulma yolcuğunu vahim bir ölümle adım adım izleyiciye gösteriyor, yönetmen Sherry Hormann. Devamını Oku…

“Yunan Tuhaf Akımı”ndan Acı Çekmenin Dayanılmaz Hafifliğinin Hikayesi: Oiktos / Pity / Zavallı (2018)

Sanki bir soru sorulmuş ve ardından bu sorunun cevabı için bir film çekilmiş. Peki o soru nedir?

Sadece mutsuz olduğunda kendini mutlu hisseden bir adam nasıl mutlu olur?

2018 yılında vizyona giren Oiktos filmi, acıya bağımlılığın hikayesidir. Ben sizlere filmden kısaca bahsedip, bana hissettirdiklerine ve oiktoz’un ortaya çıkışını yazmaya çalışacağım.

2023 Nisan ayında Mubi’ye yeni gelenlere bakıyordum ki onu gördüm; OiktosDevamını Oku…

Irkçılığın Şovmenliğe Çevrildiği Hazin Hikâye: Hartlepool Maymunu (2023)

“Ulus, atalarına dair yanılsamalar ve komşularına duyduğu ortak nefretle bir araya gelmiş bir toplumdur.”

Wilfrid Lupano’nun Hartlepool Maymunu efsanesini çizgi romanlaştırdığı eserini yakın zamanda incelemiş ve çok beğenmiştim. Efsaneyi bilenler vardır, bilmeyenler için ise birazdan tiyatroyla beraber anlatacağım. Tam bu çizgi romanın üstüne denk geldiğim Hartlepool Maymunu tiyatro oyunu benim için ekstra bir merak konusu olmuştu. Tufan Afşar‘ın efsaneyi konu aldığı ve özgün bir oyun olarak çıkardığı Hartlepool Maymunu’nu Beyoğlu’nda Ara Sahne‘de en önde izledim. En önde izlemenin tadı bir başka olabilir mi? Olur çünkü oyunun tam içindeymiş gibi bir his. Devamını Oku…

Peki Hangisi Daha Zor, Kalmak mı Gitmek mi?: Cırcır Böceği İtler ve Biz (2023)

75 dakikalık tek perde bir oyunun bencesini anlatacağım, sizlere.

Oyuna geçmeden önce ise bir rastlantıyı aktarmalıyım.

2019 yılında Kağıthane Sadabat Kültür Merkezi’nde, Vahşi Batı tiyatrosuna gitmiştim. Oyunu daha önce araştırmamış, biletini de ben almamıştım. 2017 yılında yitirdiğimiz, çağdaş Amerikan tiyatrosu ve dünya edebiyatının cesur yazarlarından Sam Shepard’in meşhur oyunuydu Vahşi Batı. Soğuk bir ocak ayında, bu tiyatro bana iyi gelecekti. 2 perdelik, 115 dakikalık bir oyundu. Oyuncu kadrosunda Serdar Orçin ve Ahmet Saraçoğlu‘nun oluşu, izlemem için yeterliydi. Devamını Oku…

Materyalizm ve Narsizm: Oscar Wilde – Dorian Gray’in Portresi (1891)

“Harikulade güzel bir yüzünüz var, Mr. Gray. Çatmayın kaşlarınızı. Sahi söylüyorum. Güzellik de bir tür dehadır, hatta dehadan daha yücedir çünkü açıklama gerektirmez. Yeryüzünün yüce olgularından biridir güzellik, güneş ışığı gibi, bahar mevsimi gibi, ay dediğimiz o gümüş kabuğun karanlık sularda yansıması gibi. Büyüklüğü sorgulanamaz. Egemenlik onun Tanrısal hakkıdır. Ona sahip olanlara prenslik bahşeder. Gülümsüyorsunuz ha? Eh, güzelliğinizi yitirdiğiniz zaman gülümsemeyeceksiniz” Devamını Oku…