Yapay Zekânın İş Dünyasındaki Rolü 2026 Yılında Nasıl Olacak?

Yapay Zekâ İş Gücünü Değil İşin İçindeki Görevleri Dönüştürüyor

Yapay zekâ, iş dünyasında köklü bir dönüşüm yaratırken bu değişimin odağında mesleklerin tamamen ortadan kalkmasından çok, işin içindeki görevlerin yeniden dağıtılması yer alıyor. Yazma, okuma, özetleme, raporlama, analiz, müşteri iletişimi, tasarım, basit kodlama ve dokümantasyon gibi pek çok görev, artık insan ve yapay zekâ arasında yeniden paylaşılıyor. Neotalent Kurucusu ve İnsan ve Kültür Strateji Uzmanı Zeynep Mete, yapay zekânın bugün hemen her mesleği etkileyen genel amaçlı bir teknoloji haline geldiğine dikkat çekti.

 

Global verilere göre yapay zekâ, artık her mesleği etkileyen genel amaçlı teknoloji olarak konumlanıyor. Neotalent Kurucusu ve İnsan ve Kültür Strateji Uzmanı Zeynep Mete, 2026 yılı itibarıyla iş gücü yapısında üç temel sonucun öne çıktığını söyledi. Mete, “İlki, üretken yapay zekânın etkisiyle verimlilik artışı ve işin yeniden tasarlanması. Şirketler daha az çalışanla değil, aynı çalışanla daha fazla çıktı üretmeye odaklanıyor ve bu verimliliğin gelire nasıl dönüştürülebileceğini tartışıyor. İkincisi, beceri setlerinin hızla değişmesi. Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) 2025 raporuna göre 2030’a kadar 170 milyon yeni rol ortaya çıkarken 92 milyon rol yer değiştiriyor; bu da iş yapma biçimlerinin köklü biçimde evrildiğini gösteriyor. Üçüncüsü ise özellikle otomasyona açık alanlarda giriş seviyesi rollerde daralma. Bazı ülkelerde, yapay zekâya yoğun maruz kalan pozisyonlarda gençlerin iş teklifi alma oranlarının düştüğüne işaret eden araştırmalar bulunuyor.” dedi.

 

Yapay Zekâ Meslekleri Bitirmiyor, Şekillendiriyor 

 

Yapay zekâ kullanımının giderek etkin bir hale gelmesiyle bazı mesleklerde dönüşümler yaşanacak. Mete, yapay zekâ ile mesleklerin ortadan kalkmayacağını ancak bazı meslek gruplarındaki rol tanımlarının dönüşeceğini ve bazı pozisyonların kapsamının daralacağını açıkladı. Mete sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Özellikle ofis asistanı, sekreter, yönetici asistanı, veri giriş elemanı, operasyon elemanı, çağrı merkezi ve müşteri hizmetleri temsilcisi, muhasebe ve satın alma destek elemanları, junior metin yazarı ve içerik üretim asistanları, grafik tasarım destek rolleri, junior test mühendisi ve yazılım destek elemanları ile kasa/gişe görevlileri, yapay zekâ destekli otomasyon nedeniyle yeniden tanımlanan meslek grupları arasında yer alıyor. İnsan odağı giderek daha fazla strateji, denetim ve karar alma süreçlerine kayıyor.

Oyuncu Nergis Kumbasar, “Hayata Varım” Projesi Kapsamında Orta Yaş Krizini Sahneye Taşıyor

İstanbul, 26 Aralık 2025 – Küresel sağlık şirketi Viatris Inc. (Nasdaq: VTRS)’in bir parçası olan Viatris Türkiye’nin koşulsuz desteği ve Psikiyatri Bilimleri ve Araştırmaları Derneği (PiBAD) iş birliğiyle hayata geçirilen “Hayata Varım” farkındalık projesi, depresyonla mücadele eden bireylerin duygusal deneyimlerini konu alan YouTube video serisi ile sürüyor. Otantik hikâyelerden yola çıkarak hazırlanan bu seri; farkındalık yaratmayı, damgalamayı azaltmayı ve ruh sağlığı konusunda daha şefkatli bir toplum inşa etmeyi amaçlıyor.

 

Serinin üçüncü filminde, usta oyuncu Nergis Kumbasar, hayatını eşi, kızı ve evine adayan, 60’lı yaşlarında bir kadın olan ‘Asuman’ karakterine hayat veriyor. Eşini kaybetmesi ve kızının bağımsızlaşmasıyla birlikte Asuman; derin bir yalnızlık, kimlik krizi ve amaçsızlık duygusuyla yüzleşiyor. Film, sosyal izolasyonun ve gündelik hayatta anlam arayışının yarattığı duygusal yükü çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor; ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek zorluklara dikkat çekiyor.

 

Filmde Asuman’ın şu sözleri öne çıkıyor:

“Yıllarımı verdim, sahi ne için vazgeçtim bu kadar kendimden? Nasıl düzelecek bu halim bilmiyorum?

Sen ne düşünüyorsun?”

 

Bu çarpıcı replik, birçok yetişkinin sessizce yaşadığı duygusal acıyı görünür kılıyor; depresyon yaşayan ancak bunu fark etmeyen kişilere ses oluyor.

Videonun sonunda Nergis Kumbasar, canlandırdığı karakterden çıkarak izleyiciye doğrudan sesleniyor:

“Bu hikâye size tanıdık geldi mi?”

Kumbasar’ın sözleri, kimlik krizleri, sosyal izolasyon ve yaşamın anlamını kaybetmenin ruh sağlığı üzerinde ne denli derin etkiler yaratabileceğini vurguluyor; aynı zamanda destek almanın ve anlaşılmanın her zaman mümkün olduğunu hatırlatıyor.

Video, izleyicilere yönelik şefkatli bir çağrı ile son buluyor:
 “Eğer siz de benzer duygular içindeyseniz, yalnız değilsiniz.”

Daha fazla bilgi ve kaynak için hayatavarim.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

 

Filmi bu linkten izleyebilirsiniz: 

Fuat Sevimay’ın kaleminden Hişt Hişt ve Hayal Kurmak Bedava Mundi Çocuk etiketiyle yeniden raflarda!

Fuat Sevimay’ın kaleminden Hişt Hişt ve  Hayal Kurmak Bedava ocak ayında Mundi Çocuk etiketiyle raflardaki yerini alıyor. Her sayfası İstanbul’un sesleri, renkleri ve hayal gücüyle dolu Hişt Hişt’te sanatın, edebiyatın ve tarihin canlılığına tanık olan çocuklar, Hayal Kurmak Bedava kitabında da insanın kendi sınırlarını hayal gücüyle nasıl aşabileceğe dair eğlenceli bir keşfe çıkıyor.

İstanbul’un sesleri, sana hikâyelerini fısıldamak için bekliyor.”

Hişt! Hişt! Sait Faik sana sesleniyor. “Duymayı bilirsen kitaplar seninle konuşur,” diyor. “Görmeyi bilirsen kitaplarda anlatılan yerleri hayalinde canlandırabilirsin,” diyor. 

Fuat Sevimay’ın kaleminden Hişt Hişt, okurları İstanbul’un büyülü sokaklarında bir keşif yolculuğuna çağırıyor. Sait Faik’in sesine kulak verenler için kitaplar konuşuyor, şehir canlanıyor ve hayal gücü sınır tanımıyor. Altıyol’dan Haydar Paşa’nın evine, Sultanahmet’ten Ayasofya’ya uzanan bu macera, İstanbul’un sesleri, renkleri ve ritmiyle örülü. 

Hişt Hişt, çocukları şehirle, edebiyatla ve hayal kurmanın gücüyle buluşturuyor.

“Sınırları yok eden güç: Hayal kurmak.”

Kerem ve arkadaşları, Ebru Öğretmen sayesinde bu yıl bambaşka bir güç keşfediyor: Hayal kurmak! Her sabah yalnızca beş dakikalığına gözlerini kapatıp uzak diyarlara yolculuk ediyorlar; kimi zaman çölün ortasında bir arkeolog oluyor, kimi zaman ünlü yazar ve ressamlarla buluşuyor, hatta dünyayı değiştirecek buluşlara imza atıyorlar. Bu eğlenceli keşiflerin sonunda ise en önemli gerçeği anlıyorlar: İnsan, kendi sınırlarını hayal gücüyle aşabilir.

Fuat Sevimay Hayal Kurmak Bedava’da çocuklara ilham veren, yaratıcılığı besleyen ve her sayfasında “düşlemenin gücü”nü hatırlatan bir hikâye sunuyor.

Doğanın Kaybolan Sesleri Pera Müzesi’nde Yankılanıyor

Kuş Kolektifi’nin İlk Konseri Pera Müzesi’nde

Pera Müzesi; müzik, gözlem ve umut temelli bir doğa hareketi olan Kuş Kolektifi’nin ilk konserine ev sahipliği yapıyor. 24 Ocak Cumartesi akşamı, Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar sergisinin yer aldığı salonda gerçekleştirilecek konser, Türkiye coğrafyasından kayda alınmış kuş seslerini canlı enstrümanlar, elektronik düzenlemeler ve doğaçlamalarla bir araya getirirken; müze mekânında doğa, müzik ve ortak hafızanın kesiştiği çok katmanlı bir dinleme deneyimi sunuyor.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi; müzik, gözlem ve umut temelli bir doğa hareketi olan Kuş Kolektifi’nin ilk konserine ev sahipliği yapıyor. 24 Ocak Cumartesi, 19.30’da gerçekleştirilecek konserde topluluk, dinleyiciyi insan ile doğa arasındaki bağı sesler aracılığıyla yeniden düşünmeye davet edecek.

Kaybolan seslerle kurulan ortak bir hafıza

Disiplinlerarası bir yaklaşım benimseyen Kuş Kolektifi, Türkiye coğrafyasının farklı bölgelerinde kayda alınmış kuş seslerini canlı enstrümanlar, elektronik düzenlemeler ve anlık doğaçlamalarla bir araya getiriyor. Doğanın kadim sesleriyle müziğin buluştuğu bu özgün karşılaşma, yalnızca bir konser değil; kaybolan, azalan ve çoğu zaman fark edilmeyen canlıların ve çalgıların sesleriyle kurulan ortak bir hafıza alanı olarak kurgulanıyor.

Konser boyunca, nesli tehlike altındaki kuşların doğal ortamlarında kaydedilmiş sesleri sahnede yeniden hayat buluyor. Geleneksel ve çağdaş ses üretim tekniklerinin iç içe geçtiği bu çok katmanlı anlatıda müzik, doğanın akışına kulak veren bir dinleme pratiğine dönüşüyor. Her titreşim, yaşanılan coğrafyanın ekolojik belleğine dokunan bir iz taşıyor.

Sergi katında çok katmanlı bir konser deneyimi

Pera Müzesi Oryantalist Resim Koleksiyonu’ndan bir seçkiyi bir araya getiren Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar sergisinin yer aldığı salonda gerçekleşecek konser, müze mekânının tarihsel katmanlarıyla doğadan kayda alınmış sesleri aynı anda duyumsatan özgün bir dinleme deneyimi sunuyor. Sergi mekânı, seslerin yankılandığı bir arka plan olmanın ötesine geçerek, müzikle birlikte ortak bir hafıza alanına dönüşüyor.

Pera Müzesi’nde Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar sergisinin bulunduğu salonda gerçekleşecek konser ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır. 

CEMİYET GAZİNOSU İSTANBUL EĞLENCE HAYATINA DAMGA VURMAYA DEVAM EDİYOR

Ünlü sanatçı ve oyuncu Cem Belevi, büyük ilgi gören sahne gösterisi CEMiyet Gazinosu ile 24 Ocak Cumartesi akşamı, İstanbul’un kültür-sanat ve eğlence hayatının simge mekânlarından Çapa Pera’da bir kez daha izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Gazino kültürünü çağdaş bir sahne diliyle yeniden ele alan gösteri, aynı anda birçok sanat disiplinini tek sahnede buluşturan büyülü bir zaman yolcuğu hikayesi sunuyor.

 

İstanbul eğlence hayatının kültleşmiş adreslerinden Çapa Pera, güçlü atmosferi ve sahne ruhuyla CEMiyet Gazinosu’nun doğal buluşma noktalarından biri olmaya devam ediyor. 24 Ocak Cumartesi akşamı Çapa Pera’da gerçekleşecek bu özel gösteri, İstanbul izleyicisini çok katmanlı bir kültür-sanat buluşmasına davet ediyor.

Kültür ve sanat alanında eğlence dünyamıza kazandırılmış bir zaman yolculuğu hikâyesi olarak konumlanan CEMiyet Gazinosu, gazino kültürünü nostaljiyle sınırlamadan; bugünün izleyicisine yeni bir sahne estetiği ve anlatı dili sunmayı amaçlıyor. Gösteri, ailece izlenebilecek nitelikli eğlence anlayışıyla Türkiye’nin farklı şehirlerinde sahnelenmeye devam ediyor.

70’lerden Günümüze Uzanan Repertuar

Türk müziğinin 1970’lerden günümüze uzanan güçlü hafızası, CEMiyet Gazinosu sahnesinde dönem ruhunu yansıtan repertuar, sahne dekorları ve danslarla yeniden yorumlanıyor. Gösteri; nostaljiyi romantize etmekten ziyade, gazino kültürünü bugünün izleyicisi için yeniden okuyan çağdaş bir sahne dili kuruyor.

Londra’da aldığı müzik eğitimi, güçlü vokali ve çok yönlü sahne yaklaşımıyla tanınan Cem Belevi; CEMiyet Gazinosu sahnesinde Zeki Müren, Ferdi Özbeğen, Orhan Gencebay gibi ustalara saygı duruşu niteliği taşıyan eserlerin yanı sıra kendi bestelerine de yer veriyor.