Nuri Bilge Ceylan’a Göre 21. Yüzyılın En İyi 10 Filmi

New York Times, 21. yüzyılın en iyi filmlerini belirlemek için 500’ü aşkın sinemacı ve sektör temsilcisine başvurdu. Ortaya çıkan liste kadar, bu ankete katılan isimlerin kişisel tercihleri de sinemaya dair önemli ipuçları taşıyor.
Bu isimlerden biri de Nuri Bilge Ceylan.

Ceylan’ın seçtiği 10 film, ortak bir ritimde buluşuyor. Zamanın ağır aktığı, sessizliğin konuştuğu, insanın kendisiyle baş başa kaldığı filmler bunlar. Seyirciyi ikna etmeye ya da etkilemeye çalışan bir sinema değil; varlığını olduğu gibi ortaya koyan bir dünya.

Bu liste, biraz da Ceylan’ın sinemayla kurduğu ilişkinin izlerini taşıyor.

1.About Endlessness (Sonsuzluk Üzerine) – Roy Andersson, 2019

Filmin Türü: Dram

Yönetmen: Roy Anderson

Oyuncular: Bengt BergiusAnja BromsTatiana Delaunay

Roy Andersson’un dünyasında insanlar, gündelik hayatın içinden donmuş anlar halinde görünür. Sahne sahne ilerleyen yapı, hayatın ağırlığını dramatize etmeden, neredeyse sıradan bir gerçeklik olarak önümüze bırakır. Neşeyle umutsuzluk aynı düzlemde durur.

Bu mesafe, bakışın yukarıdan değil, biraz dışarıdan kurulması, Ceylan’ın da aşina olduğu bir yer.

2.No Country for Old Men (İhtiyarlara Yer Yok) – Coen Kardeşler, 2007

Filmin Türü: Gerilim, Dram, Suç

Yönetmen: Ethan Coen, Joel Coen

Oyuncular: Javier Bardem, Tommy Lee Jones, Josh Brolin

Şiddet, rastlantı ve kader bu filmde iç içe geçer. Karakterlerin seçimleri kadar, kontrol edemedikleri durumlar da belirleyicidir. Film boyunca hissedilen gerginlik, olaylardan çok bu kaçınılmazlık duygusundan beslenir.

Ceylan’ın filmografisinde sıkça karşılaşılan “olan biteni kabullenme” haliyle akraba bir atmosfer.

3.Oslo, August 31st – Joachim Trier, 2011

Filmin Türü: Dram

Yönetmen: Joachim Trier

Oyuncular: Anders Danielsen Lie, Hans Olav Brenner, Ingrid Olava

Oslo sokaklarında geçen bir gün, geçmişle bugün arasında sıkışmış bir zihnin eşliğinde ilerler. Karakterin yüzünde, konuşmalarında ve duruşunda bir yorgunluk vardır. Film, hafızanın ve pişmanlığın sessiz biçimde nasıl ağırlaştığını hissettirir.

Bu hâl, kelimelerden çok boşluklarda kendini gösterir.

4.Hors Satan – Bruno Dumont, 2011

Filmin Türü: Dram, Suç

Yönetmen: Bruno Dumont

Oyuncular: David DewaeleAlexandra LemâtreChristophe Bon

Dumont’un sineması, açıklama ihtiyacı duymaz. Karakterler kadar mekân da serttir. Doğa, insanın niyetlerine kayıtsızdır. İlişkiler sezgisel, davranışlar çoğu zaman belirsizdir.

Bu belirsizlik, izleyiciyi konforlu bir yere yerleştirmez.

5.Silent Light – Carlos Reygadas, 2007

Filmin Türü: Dram, Romantik

Yönetmen: Carlos Reygadas

Oyuncular: Cornelio WallMiriam ToewsMaria Pankratz

Mennonit topluluğunun içinde geçen bu film, sessizliğin ve inancın gündelik hayatla kurduğu ilişkiyi izler. Sabahın ilk ışığı, uzun planlar ve tekrar eden ritüeller, zamanın neredeyse fiziksel olarak hissedilmesini sağlar.

Film boyunca ahlaki bir gerilim dolaşır ama açık bir yargı kurulmaz.

6.The Death of Mr. Lazarescu – Cristi Puiu, 2005

Filmin Türü: Komedi, Dram

Yönetmen: Cristi Puiu

Oyuncular: Doru AnaMonica BarladeanuAlina Berzunteanu

Bir gecenin içine sıkışmış bir yolculuk. Hastaneler, koridorlar, doktorlar, bekleme süreleri… İnsan, bir noktadan sonra bir isim olmaktan çıkıp dosyaya dönüşür.

Bu hissin tanıdıklığı, filmi sarsıcı kılar.

7.The Turin Horse – Béla Tarr, 2011

Filmin Türü: Dram

Yönetmen: Béla Tarr

Oyuncular: János DerzsiErika BókMihály Kormos

Günler birbirini tekrar eder. Rüzgâr diner, yemek azalır, konuşmalar seyrekleşir. Hayat, yavaş yavaş geri çekilir. Tarr’ın sineması, bu geri çekilmeyi neredeyse ritüel haline getirir.

Zaman burada ilerlemez; aşınır.

8.Uncle Boonmee Who Can Recall His Past Lives – Apichatpong Weerasethakul, 2010

Filmin Türü: Fantastik, Dram

Yönetmen: Apichatpong Weerasethakul

Oyuncular: Thanapat SaisaymarJenjira PongpasSakda Kaewbuadee

Geçmiş yaşamlar, hayaletler ve orman, aynı gerçekliğin parçası olarak yer alır. Ölüm yaklaşırken, doğa ve hafıza daha görünür hale gelir. Film, rasyonel bir açıklama aramaz.

Her şey zaten olması gerektiği yerde gibidir.

9.Unknown Pleasures – Jia Zhang-ke, 2002

Filmin Türü: Komedi, Dram

Yönetmen: Jia Zhang-ke

Oyuncular: Wei Wei ZhaoQiong Wu, Tao Zhao

Gençlik, işsizlik ve yönsüzlük… Çin’in dönüşen şehirlerinde dolaşan karakterler, hayata temas etmekte zorlanır. Küresel imgelerle yerel sıkışmışlık yan yana durur.

Arada kalmışlık hissi filmin tamamına yayılır.

10.Zama – Lucrecia Martel, 2017

Filmin Türü: Dram

Yönetmen: Lucrecia Martel

Oyuncular: Daniel Giménez Cacho, Lola Dueñas, Matheus Nachtergaele

Beklemek, zamanla bir ruh haline dönüşür. Terfi, dönüş, onay… Hepsi ertelenir. Zama, sömürge düzeninin içindeki bir adamın zihinsel çözülüşünü, rahatsız edici bir sessizlikle izler.

Film boyunca beklenti, ilerlemenin yerini alır.

Heinrich Böll – Palyaço (İnceleme)

Palyaço Heinrich Böll

Bir palyaçonun, mükemmel bir palyaço olması için melankolik olması gerektiğini tabii ki bilirler, fakat melankolinin onun için çok ciddi bir şey olduğunu akıllarına getirmezler.

Heinric Böll’ün en çok bilinen eseriymiş ne yazık ki ben yeni tanıştım. Nobel ödüllü yazarın okuduğum ilk kitabı. Kitabı çok sevdim ve yazarın bir çok kitabını da okuyacağım. Palyaço kitabını da daha iyi anlamak için de Kayıp Babanın İzindeHeinrich Böll’ün “Palyaço” Adlı Yapıtında Geçmişle Hesaplaşma kitabını aldım. Devamını Oku…

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın Konserleri

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın konserleri, yeni adı ve yeni dokusuyla Lütfi Kırdar Asım Kocabıyık Anadolu Oditoryumu’nda devam ediyor 

İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda (ICEC) yer alan Anadolu Oditoryumu’nun adı 15 Ocak Perşembe akşamı gerçekleşecek Yeni Yıl Konseri’yle birlikte, Borusan Grubu’nun kurucu ve onursal başkanı Asım Kocabıyık’ın adını yaşatmak amacıyla Asım Kocabıyık Anadolu Oditoryumu olarak değişiyor. 

 

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), 15 Ocak Perşembe günü gerçekleşecek Yeni Yıl Konseri itibarıyla 2026 yılı konserlerine, yenilenen adı ve dokusuyla Lütfi Kırdar Asım Kocabıyık Anadolu Oditoryumu’nda devam edecek. 

 

15 Ocak’taki Yeni Yıl Konseri, Carlo Tenan yönetiminde ve piyanist Jan Lisiecki’nin solistliğinde, Mozart’ın 9. Piyano Konçertosu’nun yanı sıra Rossini, Puccini, Glazunov, Offenbach ve Çaykovski’den seçkilerle, Lütfi Kırdar Asım Kocabıyık Anadolu Oditoryumu’nda yeni yıla coşkulu bir başlangıç sunacak. 

 

 

YENİ YIL KONSERİ

15 Ocak 2026 Perşembe, 20.00 

Lütfi Kırdar
Asım Kocabıyık Anadolu Oditoryumu 

 

BORUSAN İSTANBUL FİLARMONİ ORKESTRASI 

CARLO TENAN şef

JAN LISIECKI piyano

MOZART Piyano Konçertosu no.9, Mi bemol Majör, KV 271 “Jeunehomme”
ÇAYKOVSKİ Yevgeni Onegin, op.24, Sahne 3: Polonaise

GLAZUNOV Konser Valsi no.1, op.47
ROSSINI Hırsız Saksağan Uvertürü
PUCCINI Le Villi: La tregenda
OFFENBACH Hoffmann’ın Masalları’ndan Barcarolle
ROSSINI Giyom Tell Uvertürü

 

Konser Öncesi Söyleşi

Aydın Büke ve Sibil Arsenyan tarafından gerçekleşecek konser öncesi söyleşi, saat 19.00-19.30 saatleri arasında Lütfi Kırdar’da bulunan Dolmabahçe Salonu’nda gerçekleşecek.

TÜLOV’dan AASSM’de 25. yıl konseri

Türkiye Tanıtım Araştırma Demokrasi ve Laik Oluşum Vakfı (TÜLOV), 25. kuruluş yıl dönümünü İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’ndeki (AASSM) görkemli bir konserle kutladı. Yaklaşık 2,5 saat süren konsere sanatseverler yoğun ilgi gösterdi.
 
 TÜLOV’un 25. kuruluş yıl dönümü AASSM’deki konserle kutlandı. Adnan Menderes Üniversitesi Türk Müziği Konservatuvarı Öğretim Üyesi, ut sanatçısı ve vakfın sanat yönetmeni  Dr. Emre Üstgül yönetimindeki konserde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın mesajları okundu. Yoğun alkış alan mesajların ardından etkinlik iki bölüm halinde yapıldı. Sunuculuğunu İlkay Kıyak’ın yaptığı etkinlikte Türk sanat müziğinin hicaz, muhayyer, uşşak, bayati ve mahur makamlarından yaklaşık 25 eser seslendirildi. “Benzemez kimse sana” ve “Ben melamet hırkasını kendim giydim kime ne” gibi eserlerin de yer aldığı programda, emekli doktor, avukat ve öğretmenlerden oluşan yaklaşık 90 kişilik koro ve solistler performanslarıyla büyük beğeni topladı. İzleyiciler de eserlere eşlik etti.

Aşkın En Tutkulu Hali Sevgililer Günü’nde Devleşiyor

“Uğultulu Tepeler” IMAX Deneyimiyle Paribu Cineverse’te!

 

Ödüllü yönetmen Emerald Fennell’ın vizyonuyla yeniden hayat bulan, Emily Brontë’nin ölümsüz eseri “Uğultulu Tepeler”, Türkiye’de 13 Şubat Cuma günü vizyona giriyor. Başrollerini modern sinemanın ikonik isimleri Margot Robbie ve Jacob Elordi’nin paylaştığı film, Sevgililer Günü haftasında sinemaseverleri sarsıcı bir tutku hikâyesine davet ediyor.

Margot Robbie ve Jacob Elordi’nin devleşen performansları, IMAX’in kristal netliğindeki görüntü ve yüksek çözünürlüklü ses sistemiyle birleşerek; hikâyenin o tekinsiz, karanlık ve büyüleyici atmosferini sinemanın en uç sınırlarına taşıyor.

Klasik edebiyatın en karanlık ve tutkulu aşk hikâyesini modern bir estetikle harmanlayan yapım, özellikle dönem atmosferini yansıtan kostümleri ve sinematografisiyle moda ve yaşam tarzı dünyasının da odağında yer alıyor. Tutku, intikam ve sadakatin sınırlarını zorlayan film, yılın en çok konuşulacak sinema filmlerinden biri olmaya aday.